Yavru Kedilerde Beslenme

Mayıs 12th, 2017 by zooplus TR No comments »

Yavru Kedinizin İyi Beslenmesi

Yavru kedinin beslenme gereksinimleri yetişkin bir kedininkinden farklıdır. Sütten kesilme esnasında kademeli olarak sunulan uygun bir Health Nutrition diyeti büyümesini ve iyi beslenme alışkanlığına sahip olmasını destekleyecektir.

Yavru kedinin diyeti, düzgün gelişimi için gerekli olan tüm ihtiyaçları karşılamalıdır. Doğumda, yeni doğan yavru iyi bir bağışıklık sistemi için gerekli olan annesinden gelen ağız sütünü emer. Yaklaşık 5 haftalık olana kadar sindirim sistemi anne sütünü sindirmek için uygundur. Gittikçe, laktozu (süt şekeri) daha zor sindirmeye başlar. Sıvı diyetten katı diyete kademeli olarak geçilen sütten kesilme dönemi, yavruyu 1. aşama yavru Health Nutrition diyetine kademeli olarak yönlendirir. Bu, büyümenin yoğun olduğu ve sütten kesilmeden 4 aylık olana kadar devam edecek olan ilk aşama için formüle edilmiş tam ve dengeli bir diyettir. Yaklaşık 7 haftalık olduğunda, sütten kesilme tamamlanır. Bu nedenle doğru alışkanlıkların erken edinilmesi gereklidir.

beslemek_articleV3

4 Aylık Olana Kadar

Sütten kesildikten sonra, yavru kedinin sindirim sistemi hala hassas ve gelişmemiştir. Bu nedenle, yeni evine varır varmaz diyetinin aniden değiştirilmesi akıllıca değildir. Ancak, diyeti yüksek oranda sindirilebilir olduğu kadar, özel beslenme gereksinimlerini karşılamalı ve yüksek enerji konsantrasyonu sağlamalıdır. 10 haftalık bir kedi, yetişkin bir kediye oranla kilo başına 3,5 kat daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar.

 

4 Aylıktan Sonra

Yavru kedi, 4 ayını bitirdikten sonra, daha yavaş bir büyüme sürecine girer; ultra-güçlendirilmiş sindirim güvenliği sağlayan 2. aşama Health Nutrition diyetini kas ve kemik gelişimine katkı sağlamasının yanı sıra yağ oranı da düşüktür. Yaklaşık bir yaşında iken, sindirim sistemi olgunlaşır ve kedi yaşam tarzına ve ırkına uygun bir yetişkin Health Nutrition diyeti yemeye başlayabilir. Kısırlaştırıldıktan sonra, kedinin enerji gereksinimleri hızla azalırken iştahı artar. Hayvanın yiyeceği miktar konusunda veterinerin tavsiyelerinin alınması faydalıdır.

68faf259bd329f4aa82702b913bdcd96

Kedinin Doğal Beslenme Davranışı

Doğada, yetişkin bir kedi içgüdüsel olarak avladığı küçük avları yer. Yiyecek miktarı bu nedenle 24 saat için 10 ila 20 kere olmak üzere birçok küçük yemeklere ayrılmıştır. Bir yemek sadece bir veya iki dakika sürdüğü için, her seferinde 5 ile 6 gram yemek yer. Bu davranış apartmanlarda yaşayanlar için dahil tüm kediler için aynıdır. Sonuç olarak, kedinin dengesi için yemeğin her zaman onun için hazır tutulması, taze olması ve taze su ile birlikte verilmesi önemlidir.

 

Sağlıklı Beslenmeye Teşvik Edilmesikitten food ile ilgili görsel sonucu

Yavru kedi sessiz bir ortamda yemek yemelidir. Yiyecek ve su kabının bulunduğu yemek yediği yer, kedi kumu gibi ihtiyaç giderme yerlerinden mümkün olduğunca uzakta olmalıdır. Evde bir köpek varsa, yavrunun kaplarının köpeğin ulaşamayacağı bir uzaklık ve yüksekliğe konulması daha iyi olacaktır.

“Su + yiyecek” çifte kaplarını kullanmamak daha iyidir. Su kirlenebilir ve yavru içmeyi reddedebilir. Aksine, kaplar ayrı ve birbirlerinden belli bir mesafede olacak şekilde koyulmalıdır.

Cam veya seramik kaplar koku tutmadığı için avantajlı olup daha dayanıklıdırlar.

Yiyecek kademeli olarak kedinin kendi alacağı şekilde bırakılmalıdır. Ancak, her 24 saat içinde yenen toplam miktarı, mama paketinde yazan günlük tüketim miktarını tartarak izlemelisiniz. Su her zaman duru olmalı ve günde iki kere değiştirilmelidir.

Köpeklerde Saldırganlık Sorunu

Mayıs 3rd, 2017 by zooplus TR No comments »

104254942Köpeğinizin saldırgan olmasının nedeni asosyal bir şekilde yetiştirilmiş olmasıdır. Köpeğinizin saldırgan olmamasını istiyorsanız, onu sevmeli, başkalarına sevdirmeli, bol bol dışarı çıkartıp gezdirmeli, arkadaşlar edinmesini sağlamalı, asosyal olmamasına yardımcı olmalısınız.

Köpeğinizi kızdıracak şekilde sert oyunlar oynamanız köpeğinizin saldırgan olmasına neden olur. Burnunu, patisini, kulağını çekerek oyunlar oynamanız, gazete, terlik ya da başka bir nesneyle çeşitli yerlerine vurmanız köpeğinizin saldırgan olmasına yol açan etkenlerdir. Unutmayın ki onlar da birer canlıdır ve hiçbir canlı bu tip sert oyunlardan hoşlanmaz, kendilerine vurulmasını istemez.

Köpeğimizi eğitirken, sert cezalar, sert komutlar vermemeli ama aynı zamanda da üzerinde sağladığınız otoriteyi de kaybetmemelisiniz. Köpeğiniz eğer otoritenin kendisine geçtiğini düşünürse hırçınlaşıp, saldırganlaşabilir. Köpek ödülü vermek köpeğiniz üzerinde otorite sağlamanıza yardımcı olur. Otur, kalk, ver patiyi gibi komutlarla bu durum hem eğlenceli hale gelebilir, hem de üzerinde sağladığınız otorite, ödül hediyesiyle sağlamlaşır.

Kedi ve Köpeklerde Yüksek Ateş

Nisan 27th, 2017 by zooplus TR No comments »

jack-russell-terrier-dog-is-sleeping-warmer-on-the-head-thermometer-in-the-teeth-temp-humorDış kaynaklı ve iç kaynaklı nedenlerden dolayı beyinde ısıyı düzenleyici mekanizmanın bozulması sonucu normal üstü beden ısısına ateş denir.

Köpeklerde normal vücut ısısı 37.8-39.2 º C, kedilerde ise 38.1-39.2 º C dir. Yavru köpek ve yavru kedilerde vücut ısısı biraz daha yüksek olabilir.

Bu dereceler köpeğinizin veya kedinizin genel durumu, aldığı ilaçlar ve mevsime bağlı olarak yükselebilir veya düşebilir. 40º C üstündeki vücut ısıları her zaman önem taşır, yüksek vücut ısıları genellikle ateş olarak değil sıcak çarpmasına da işaret edebilir bu yüzden ateş ile sıcak çarpmasının ayırt edilmesi gerekir.

Ateş yükselmesi nedenleri arasında bulaşıcı ajanlar (virüsler, bakteriler, sistemik mantarlar, parazitler), hormonel ve metabolik nedenler, sistemik enfeksiyonlar, ilaçlar ve toksinler sayılabilir.

Minik dostunuzda ateşin en önemli belirtisi iştahsızlık ve halsizliktir, burunda kuruluk vardır, kuyruğu ve kulakları geriye doğru düşer. Sürekli serin bir yer ararlar.

Kulaklar, patiler, koltukaltı ve karın gibi tüy yoğunluğunun az olduğu bölgelerden çıplak elle ateş hissedilebilir. Fakat, durumun önemini anlamamız için vücut ısısını termometre ile rektal yoldan ölçmemiz gerekir. Ölçüm için; oral veya rektal termometre kullanılmalıdır, kulak termometreleri uygun değildir.

Veterinere danışmadan ilaç vermeniz dostlarımız için tehlikeli olabilir bunun yerine koltuk altı ve patilerine ıslak bezler koymak geçici bir çözümdür.

Kediler Rüya Görür mü?

Nisan 24th, 2017 by zooplus TR No comments »

zoozoo uyku

Kediler uyurken bazen mırıldanıp, hareket ederler. Peki kediler gerçekten rüya görürler mi?

Bilimsel olarak henüz kanıtlanmasa da kedilerin derin uykularında mırıldanmaları, ayaklarını hareket ettirmeleri, kuyruklarını sallamaları, nefes alıp vermelerinin artması, bıyıklarını oynatmaları gibi birçok davranış biçimi rüya gördüklerinin işaretidir.

Yapılan bazı araştırmalarda kedilerin beyninde uyku halindeki hareketleri durdurucu merkezler tespit edilmiştir. Bu merkezler tahrip edildiğinde kedinin uykudayken fare yakalama hareketi yaptığı tespit edilmiştir. Fakat kesin olarak nasıl rüyalar gördüklerini anlamak şu an için mümkün değildir.

Kedinizle Araba Yolculuğu Keyfi

Nisan 20th, 2017 by zooplus TR No comments »

Yaz geliyor! Kedinizle seyahat ikiniz için de nasıl daha güzel hale gelebilir diye düşünüyorsanız bu yazı tam size göre. Kediniz varsa ve 1-2 günden uzun sürecek bir seyahate çıkıyorsanız eğer, evinizin minik dostunuzu emanet edebileceğiniz birilerini bulmakta zorlanabilir veya yanınıza almak zorunda kalabilirsiniz. Böyle bir durumda, hem kendinizin ve araç içindeki diğer kişilerin hem de kedinizin rahatını ve güvenliğini sağlayabilmek için dikkat etmeniz gereken bazı şeyler vardır.

kedikedi

Yolculuk Başlarken

Yolculuğa çıkmadan önce mutlaka bir taşıma çantası almanız gerekmektedir. Kedinizin araba içinde serbest bir şekilde dolaşması sizin ve onun için tehlikeli durumlara yol açabilir. Yolculuk sırasında korktuğu takdirde sürücü koltuğuna veya pedalların bulunduğu yer gibi tehlikeli bölgelere sıçraması can güvenliğinizi tehlikeye atabilir. Öte yandan ani fren gibi arabanın içerisinde oluşacak bir sarsıntı sonucunda savrularak zarar görebilir. Bütün bu durumlara engel olabilmek için taşıma çantanızın olması çok önemlidir.

Yanınıza alacağınız taşıma çantasını seçerken kedinizin boyutları, yapacağınız yolculuğun uzunluğu gibi faktörleri göz önüne almalısınız. Uzun yolculuklar için geniş taşıma çantalarının kullanılması, hareket özgürlüğü sağlaması açısından daha rahat etmelerini sağlayacaktır. Ancak kedinin boyutları küçükse, çok büyük taşıma çantalarını tercih etmemeye özen göstermelisiniz. Çünkü taşıma çantası, yolculuk esnasında yaşanacak sarsıntılar sonucunda kedinizin çantanın içinde oradan oraya savrulmasına neden olacak kadar büyük olmamalıdır. Bunun tam tersine kedinizin boyutları çok büyükse eğer, küçük bir taşıma çantası tercih etmeniz de kedinin iskelet ve kas sisteminde problemler yaşamasına sebep olabilir. Ayrıca huzursuz bir yolculuk geçirmesi de kaçınılmaz olacaktır.

Unutmamanız Gerekenler!

Yola çıkmadan önce mama kabını, su kabını ve kedi tuvaletini yanınıza aldığınızdan emin olmalısınız. Mümkün olduğunca mola vererek kedinizin ihtiyaçlarını gidermesini sağlamanız çok önemli. Öte yandan bu molalar, arabanın içerisinde özgürce hareket edip rahatlamasına da imkan verecektir.

Yolculuğa başlarken kediniz korkabilir veya miyavlayabilir. Buna engel olmak için de arabaya ilk bindiğiniz anda kedinizi kucağınıza alarak ya da taşıma kutusunun kapısını açarak, kedinizi sevmeniz ve rahatlatmanız faydalı olacaktır. Sıkıntısı geçtikten ya da azaldıktan sonra da taşıma kutusunu sabitleyerek güvenli ve rahat bir yolculuğa devam edebilirsiniz.

voyager_voiture_avec_chat

Tahıllı Köpek Maması mı? Tahılsız Köpek Maması mı?

Nisan 17th, 2017 by zooplus TR No comments »

dog food 2

Günümüzde köpeklere verilen değer artmış olduğundan bir çok evcil hayvan ürünü üretilmektedir. Bu yüzden kuru mamaya verilen önem de artmış ve köpeklerin biyolojik beslenmesine en uygun olan tahılsız mamalar üretime girmiştir. Tahılsız mamaların köpekler için çok önemli olduğunu belirtmemiz gerekir.  Tahılsız mamalar ve düşük tahıllı (%20 yulaf içeren) mamalar günümüzde köpek beslenmesine en uygun diyet şeklini geliştirmiştir.

Tahıllı mamaların en belirgin özelliğine gelecek olursak eğer mısır, pirinç, buğday gibi glisemik indeksi yüksek tahıllar içermesidir. Bu glisemik indeksi yüksek tahıllar köpeklerde diş hastalıklarına, diyabet ve obeziteye neden olmaktadır. Ayrıca kan şekeri düşmesi olarak adlandırılan hipoglisemiye neden olmaktadır. Neredeyse köpekler için şeker kadar zararlı olan bu tahıllar, tahıllı köpek mamalarında mamanın %70’ini oluşturabilmektedir.

Tahıllı mamaların bir diğer olumsuz özelliği ise düşük et oranına sahip olmalarıdır. %5 – %30 gibi çok düşük et oranına sahiplerdir. Bu mamalarda tahıl oranı ise en az %30, en fazla %70 arasındadır ki bunlar çok ciddi rakamlardır. Köpeklerin beslenmesinde tahılın yeri olmamasına rağmen bu kadar fazla tahıl içeren kuru mamalar hala piyasanın büyük bir bölümünü kaplamaktadır.

Tahıllı mamalar köpeklerin idrarını alkali hale getirerek böbrekte taş ve kum oluşumuna ayrıca mikrop üremesine neden olmaktadır. Köpeklerin idrarının asidik bir halde olması gerekir ve bu da böbrekte oluşacak olan taş ya da çakılları eriterek bu sorunu ortadan kaldırır ve mikropların üremesine engel olur. İdrarın asidik bir halde olması için gereken şey hayvansal kaynaklı protein ağırlıklı beslenmesidir. Ancak tahıllı mamalarda et oranı çok az olduğu için genellikle bitkisel kaynaklı protein ağırlıklı beslenme durumunda olurlar.

Etçil olan köpekler, yüzlerce yıldır insanlar tarafından değer verilmedikleri için et olmayan, tahıl dolu yemlerle beslenmek ve bu şekilde evrilmek zorunda kalmışlardır. Bu köpeklerin anatomisini oldukça olumsuz etkilediği gibi onların gelişimini ve sağlığını da etkilemiştir.

 

hund21

Yapılan araştırmalar sonucunda köpekler için zararsız, kolay sindirilebilen ve kana kolay karışabilen, glisemik indeksi düşük en yararlı tahılın yulaf olduğu tespit edilmiştir. Yulaf kanda %90 oranında çözünebilirliğe sahiptir ve besin değerlerinden köpeklerin verim alabildiği en kaliteli tahıldır.

Mısır, buğday, arpa, mısır gluten unu, sorgum gibi tahıllar ise köpekler için en kalitesiz tahıl olarak ve alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilecek en zararlı tahıllar olarak tespit edilmiştir. Ayrıca bu tahılların glisemik indeksi de yüksektir. Pirinç de yulaf gibi çözünülebilirliği yüksek bir tahıl ancak glisemik indeksi yüksek ve içeriğinde doğal olarak arsenik denilen kanserojen madde bulunduğundan dolayı tavsiye edilmemektedir.

Tahıllı mamalarda karbonhidrat oranı yüksek, tahılsız ve düşük tahıllı mamalarda karbonhidrat oranı düşüktür. Karbonhidrat, köpekler tarafından aminoasitlerden sentezlenerek üretilebildiğinden köpeklerin dışarıdan yani beslenmeden alacağı karbonhidrat oranı düşüktür. Yüksek miktarda aldığı karbonhidratı ise yağ olarak depo eder ve bu da kilo almasına neden olur.

Tahıllı mamalarda bulunan protein kalitesi ve sindirilebilir protein oranı çok düşüktür. Çünkü ayak, kan, tüy gibi kalitesiz yan ürünler ve bitkisel kaynaklı protein ağırlıklı mamalardır. Tahılsız ve düşük tahıllı mamalarda ise et ağırlıklı protein bulunduğundan böyle bir durum bulunmamaktadır.dog food

Tahıllı mamalar ile tahılsız ve düşük tahıllı (yulaf içeren) mamaları karşılaştıracak olursak eğer maddeler halinde şu şekilde sıralandırabiliriz:

 

Tahıllı Mamalardad18233110095ab4b4460a31f550ecc0f
  • Et oranı düşüktür.
  • Karbonhidrat oranı yüksektir.
  • Tahıl oranı ve tahıl çeşidi yüksektir.
  • Alerji yapma ihtimali yüksektir.
  • Kimyasal, katkı ve koruyucu maddeleri bulunmaktadır.
  • Köpeklerin biyolojik beslenmesine uygun değildir
  • Et yan ürünleri kullanılmaktadır.
  • Bitkisel yan ürünler kullanılmaktadır.
  • Protein elde etmek için kalitesiz ürünler kullanılmaktadır.
  • Protein kalitesi ve sindirilebilir protein oranı düşüktür.

 

  • Et oranı yüksektir.
  • Karbonhidrat oranı düşüktür.
  • Tahıl yoktur veya çok düşüktür.
  • Düşük tahıllı mamalar tek çeşit tahıl içermektedir.
  • Alerji yapma ihtimali düşüktür.
  • Kimyasal, katkı ve koruyucu maddeleri bulunmamaktadır.
  • Köpeklerin biyolojik beslenmesine uygundur.
  • Gerçek, ana et ürünleri kullanılmaktadır.
  • Herhangi bir yan ürün kullanılmamaktadır.
  • Protein, çoğunlukla doğal ve hayvansal kaynaklardan elde edilmektedir.
  • Protein kalitesi ve sindirilebilir protein oranı yüksektir.

Kediler Siyah Beyaz mı Görür? Dünyayı Nasıl Görürler?

Nisan 7th, 2017 by zooplus TR No comments »

kedi göz 2Kimi zaman kedi oyuncağının kimi zaman bir kelebeğin peşinden koşarken yüzümüzü güldüren kediler aslında tüm renkleri göremiyorlar. Kırmızının ve sarının, morun ve eflatunun tonlarının kediler için çok da büyük bir önemi yok. Çünkü onlar yalnızca mavi ve yeşili seçebilme yeteneklerine sahipler.

Kediler Nasıl Görür? Kediler Renk Körü Müdür?

Kediler görme eylemlerini diğer tüm kedigillerde olduğu gibi, avcılık ve avın hareketlerine odaklanarak gerçekleştirmektedir. Harekete son derece duyarlı keskin gözleriyle bizim gözlerimizden çok daha fazla imgeyi kolayca yakalayabiliyor. Söz gelimi bizimle birlikte televizyon izleyen kedimiz, bizim ekranda fark edemediğimiz, göremediğimiz pek çok elektronik imge ve işareti kolayca fark edebiliyorlar. Ancak tüm görme işlevinin tek bir amacı var. O da avlanabilmesini sağlayabilmek için avının hareketini yakalayabilmek. Bu nedenle tüm dikkati ve aynı zamanda görme eylemleri harekete odaklanıyor. Örneğin elimizdeki kedi oyuncağını yere doğru fırlatırken, kedimiz ne elimizi ne de ipin üzerine düştüğü halıyı fark edemiyor. Onun için önemli olan yumağın hareketi olduğu için görme eylemindeki odağı yalnızca ip yumağı oluyor.

Kediler Geceleri Bizden Çok Daha İyi Görüyor

Öğle saatlerinde kedinizin uyukladığına şahit olmuşsunuzdur. Bunun en temel nedeni kedinizin tembelliği değil, güneş ışınlarının öğle saatlerindeki ışınlarından gözlerinin çok çabuk rahatsız olması. Ancak geceleri ay ışığı olmadan bile olağanüstü gece görüş yeteneği ortaya çıkıyor. Bizim el feneriyle bile göremediğimiz çok küçük nesneleri ve küçük hareketleri kolayca görebiliyorlar. Bu aynı zamanda kedilerin biyolojik olarak geceleri avlanmaya programlanmış hayvanlar olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.

Yakın Mesafeleri Bulanık Görürler

Kediler presbit, yani yakını bulanık gören hayvanlardır. 50 santimetreye kadar her şeyi bulanık gören kediler, yakındaki nesneleri kolayca algılamalarını sağlayan bıyıklara sahiplerdir. Bıyıkları sayesinde gelişmiş koku alma duyuları yakını bulanık görme sorununa çok daha iyi bir çözüm sunmaktadır.

kedi göz

Köpeğinizin Diş Bakımı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Mart 28th, 2017 by zooplus TR No comments »

awaw

Köpeğinizin diş bakımı, kendi dişlerinizin bakımı kadar önemlidir. Uygun diş bakımı, evcil hayvanınızın genel sağlığı açısından kritik önem taşımaktadır.

Proteinler, bakteriler ve besin parçacıkları bir araya gelerek, dişin üzerinde kalması halinde kademeli olarak biriken plağı oluşturur. Daha sonra salyadaki mineraller bu plağı, diş eti hattı etrafında toplanan sert, sarımsı bir birikim olan diş taşına dönüştürür. Diş taşı, diş etlerini tahriş ederek, periodontal hastalığın başlangıcı olan gingivite yol açabilir.

 

Yaşlandıkça Meydana Gelen Sorunlar

Bakteriler, dişlere, kemiklere, diş etlerine ve dişlerin çevresindeki bağ dokuya saldırmakta ve bu da, ciddi bir enfeksiyona ve dişin kaybedilmesine yol açabilmektedir. Enfeksiyona neden olan bakteriler, kan dolaşımına girmeleri durumunda akciğerler, karaciğer, böbrekler ve kalbe ulaşabilmektedir. Bu nedenle, köpeğinizin sağlığı açısından dişleri büyük öneme sahiptir.

Dikkat etmeniz gereken bazı noktalar şunlardır:

  • Diş eti hattında diş taşı birikimleri
  • Mama yemede güçlük çekme
  • Diş etlerinde şişme ve kanama
  • Ağız kokusu

 

Köpekler için Diş Fırçası Seçimi

Köpeğinizin dişini fırçalamak için çeşitli diş fırçaları bulunmaktadır. Önemli olan köpeğinizin ağız büyüklüğüne uygun olanı ve sizin köpeğinizin dişini hangisiyle daha rahat fırçalayabileceğinizdir. Özellikle köpekler için üretilmiş olan diş fırçaları daha küçük, çok yumuşak ve daha farklı şekildedir. Parmak diş fırçasını kullanırsanız, diş fırçasını parmağınıza takın ve hiçbir şekilde elinizi köpeğinizin dişine temas etmeksizin fırçalayın. Dilerseniz köpeğiniz için diş macununu ve diş fırçasını sitemiz aracılığıyla köpek diş bakımı kategorisinden satın alabilirsiniz.

 

dişköpek

 

Köpekler için Diş Macunu Seçimi

Diş macunu konusunda dikkat etmemiz gereken en önemli şey evcil hayvanlar için üretilmiş olmasıdır. İnsanlar için üretilmiş olan diş macunları köpeğinizin midesini rahatsız eder. Dostlarımız için üretilmiş olan diş macunları içerisinde farklı malzemeler bulunmaktadır ve birçok diş hekimi tarafından bu diş macunları, jeller ve ağız gargaraları tavsiye edilmektedir.

 

Diş Fırçalamaya Alıştırmak

Köpeğinizi dişlerinin fırçalanmasına alıştırmak için, öncelikle sakinleştirmeniz gerekmektedir. Diş macunundan minicik bir parçanın tadına bakmasına izin verin ve daha sonra bu hisse alıştırmak için dişine hafifçe masaj yapın.

İlk önce bundan hoşlanmayabilir ama sabırlı olmanız gerekmektedir.

Dişlerin diş eti ile birleşme yerine özellikle dikkat ederek, dairesel bir hareketle fırçalayın. Ardından, yerinden çıkarmış olduğunuz herhangi bir plağı temizlemek için, ağzının içini dikey yönde fırçalayın.

Köpeğinizin dişlerini en az haftada bir kez fırçalamalısınız; ancak günde bir kez fırçalamanız daha iyidir.

 

Diş Dostu Oyuncaklar

Köpeğinize oyuncak seçerken dişlerine zarar vermemesini göz ardı etmemeniz gerekmektedir. Köpeğinizin dişlerinin sağlamlaşması ve temiz kalması için üretilmiş özel köpek oyuncakları da vardır. Bu ürünler köpeğinizin mutlu zaman geçirirken aynı zamanda temiz dişlere sahip olmasını sağlayarak diş temizliğinde önemli rol oynarlar.69374_hundespielzeug_tpr_knochen_mit_tau_fg_dsc4171_8

Kediler Hangi Tadı Alamaz?

Mart 22nd, 2017 by zooplus TR No comments »

DSC04466

Kedilerin dillerinde 400’den fazla tat alma gözeneği bulunmasına rağmen, tatlı yiyeceklerin tadını alamazlar.

 

Kediler Neden Tatlı Tadını Alamaz?

Kedi genlerinde tat almayı sağlayan gözeneklerin veya dokuların “tatlı” tadını algılayacak kısımları bulunmamaktadır. Bu gözenekler, T1R2 ve T1R3 ismi verilen proteinlere ait alt birimlerden oluşur. Ancak kedi ve kedigillerde T1R2 geni yer almamaktadır. Bu yüzden kediler tatlıyı genellikle yiyemez, yese bile tadını alamazlar.

Bu durum kedi türlerinin tamamında gözlenmektedir. Bazı kedilerin tatlı bir şeyi yemek isteme konusunda oldukça hevesli gözüktüğü, hatta bu tarz yiyecekleri yedikleri de görülmektedir. Örneğin, dondurma veya çikolata yediğinde, aslında bu durum çok da garipsenmemelidir. Çünkü bu tarz gıdalar tatlı olmasına rağmen, aynı zamanda içlerinde süt ve yağ gibi ek maddeler de barındırmaktadır. Yani bir kedi bu gıdaları yediğinde aslında yağ, süt gibi tatlardan dolayı bu gıdaları yemektedirler.

Kediler Neden Salatalıktan Korkar?

Mart 13th, 2017 by zooplus TR No comments »

catcucumber

Sahibinin yere koyduğu salatalığı aniden fark eden kedilerin tepkileri birçok kişi gibi eminiz sizi de güldürmüştür. Peki, kediler salatalıktan neden korkar? Gelin bu konuyu cevaplayalım.

Kedilerin bu refleksinin aslında salatalıkla ilgili olmadığını belirterek başlayalım. Kedi sahipleri de belli zamanlarda buna benzer hareketlerle karşı karşıya kalmaktadırlar.

cat cucumber 2

Kediler salatalık gördükleri anda, ani bir refleks olarak tehlikeden bir an önce uzaklaşmak için bu tip hareketler yaparlar. Bu hareketi yapmaları aslında içgüdüseldir. Kedilerin yaratılışta çevik ve güçlü reflekse sahip olmaları bu davranışı tetikler. Kediler salatalık, muz, kabak gibi cisimleri cepheden gördüklerinde korkmazlar. Fakat göz ucuyla görüp, aniden fark ettiklerinde korkmalarının asıl nedeni gördükleri nesnenin tehlike arz edebilecek bir hayvan olması olasılığıdır.

Bir diğer sebebi ise kedilerin çok dikkatli olmalarıdır. Yaradılışları gereği kediler, insan duyu organlarının hissedemediği birçok sesi ve hareketli cismi rahatlıkla fark edebilirler.